musali's profile♥ нαη¢ι ♥PhotosBlogLists Tools Help

Blog


    KADER...

    Image hosted by Photobucket.com

     

                                                                                                         Image hosted by Photobucket.com

     

    Uzun zaman önce bir ülke varmış refah içinde yaşayan. Ülkenin refah içerisinde yaşamasının sebebi iyi yürekli, dürüst kralı imiş. Kral zaman zaman tebdili kıyafet ülkeyi dolaşır, halkının dertlerini dinler, sorunlara çözüm bulurmuş. Gene böyle bir günde kral dolaşırken, yolu dağ başında bir göl kenarına düşmüş. Gölün kenarındaki ağacın dibine çökmüş aksakallı bir dede, bir elinde bir kese, diğerinde bir kese. Birinden bir taş alıp, diğerinden aldığı taş bağlayıp göle atıyormuş. Bu işe epey bir süre devam etmiş v nihayet bittiğinde, dede yoluna gitmek üzere ayağa kalkmış ve kralla göz göze gelmiş. Kral dedeye sormuş.

    “Dede bütün bir gün seni izledim, sen ne iş yaparsın anlayamadım!” demiş. Dede kralın sorusunu şöyle cevaplamış,

    “Oğlum ben insanların kaderlerini birbirine bağlaım.”,

    “Peki en son kimin kaderini birbirine bağladın?” diye sormuş Kral,

    “Kralın güzel kızı ile uşağı Ahmet’in kaderini bağladım.” Demiş aksakallı dede.

    Kral bu cevabı alınca dünyası kararmış. Bir yanda güzeller güzeli ak pak biricik kızı, ülkenin prensesi diğer yanda olmamış oğlu kadar sevdiği zenci uşağı Ahmet. Ne yaparım? Nasıl eder de Ahmet’e bir zarar vermeden bu kaderi bozarım diye düşünerek, sarayın yolunu tutmuş. Saraya gidince hemen sevgili uşağı Ahmet’i huzuruna çağırmış ve ona,

    “Oğlum Ahmet suna bir mektup vereceğim, bu mektubu alacak ve Güneş’e götüreceksin!” demiş.

    Krala sorgu sual edilmez. Biçare Ahmet mektubu ve yolluğunu alarak düşmüş bilinmez yollara, düşmüş ki ne düşmek. Babası kadar sevdiği Kral’ı ona bir görev vermiş ve o bu görevi yerine getirmeli, ama nasıl? Günlerce dere tepe demeden yol gitmiş. Nihayet yorgunluktan bitkin halde iken gördüğü bir ulu ağacın gölgesinde dinlenmeye karar vermiş ve uykuya dalmış, uyandığında bir de ne görsün! Ağacın az ötesinde bir göl, o göl ki üzerine güneşin aksi vurmuş!

    “Kralımın dediği Güneş bu olsa gerek” diyerek, üzerinde sadece külodu kalıncaya kadar soyunarak atmış kendini göle. Dibe doğru yüzmüş, yüzmüş, yüzmüş. Taa dipte, güneşin aksinin tükendiği yerde bir de ne görsün” Şahene bir hazine sandığı, almış sandığı çıkmış çıkmış ama, Ahmet artık zenci değil bembeyaz bir Ahmet. Sadece külodunun olduğu bölge eski rengini taşıyor. “Var bu işte bir hikmet!” demiş ve açmış  sandığı. Sandık gerçek bir hazine sandığı, içinde bin bir türlü mücevherat ile birlikte üzerinde “Güneşten Kral’a “ yazan bir zarf. Ahmet ne yapacağını bilemez hale gelmiş bir anda, yeni rengi ve yaşadıkları ile ülkesine dönünce kimsenin kendisine inanmayacağını düşünerek, ülkesine zengin bir tüccar kimliği ile dönme kararı almış.

    Dönünce ülkesine, düşleri bir bir gerçekleşmiş. Ülkesinin bu yeni dürürst ve yakışıklı tüccarı ile güzeller güzeli kızını evlendirmeye karar verince kral, dünyalar Ahmet’in olmuş. Kral vermiş vermesine kızını zengin tüccara ama aklı da bir yandan oğlu gibi sevdiği ve hiçbir haber alamadığı uşağı Ahmet de imiş. Gel zaman git zaman damadı ile birlikte bir ziyafet yemeğinde iken yere düşen bir çatalı almak için eğilince Ahmet, şalvarının kenarından kaba eti gözükmüş. Bunu gören Kral gözlerine inanamamış. Yemek bitip de odasına çekilecek iken herkes, koridorun sonuna ilerleyen damadının arkasından seslenivermiş Kral, “Ahmet!”.

    Ahmet seneler sonra duyunca gerçek adını, gayri ihtiyari kendisine seslenen Krala dönüvermiş ve “Neler oldu Ahmet, evladım anlat başından geçenleri bana!”

    Diyen kralına bütün olanları bir bir anlatmış. Bunun üzerine Kral “Peki güneşin bana gönderdiği mektup?” diye sorunca da hemen odasına koşarak, sandıktan çıkan mektubu almış ve Kral’a vermiş, mektupta şu satırlar yer alıyormuş.

    GÜNEŞE YAZI YAZILMAZ

    YAZILAN YAZI BOZULMAZ....

                                                 

                                                                                          Image hosted by Photobucket.com

                                                                                нαη¢ι   http://spaces.msn.com/musali83

    Image hosted by Photobucket.com

    Comments (3)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Picture of Anonymous
    Benmemeleketindenuzak1 wrote:
    mükemmel ancak bu denilir beni aldı götürdü bbir taraflara byy
    Jan. 23
    Picture of Anonymous
    NehirCaglayan wrote:
    Sen uykusuzluk nedir bilir misin
    Tırnaklarınla yastıklarını parçaladın mı
    Gözlerini tavana dikip
    Düşündüğün oldu mu bütün gece
    Ve bütün bir gün
    Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç
    Gelmeyince
    Seni aramayınca
    Ölesiye ağladın mı
    Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
    Ona ait ne varsa
    Bir bir hatırladın mı
    Sen günden güne erimeyi bilir misin
    Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi
    Bir teselli aramayı
    Issız parklarda,tenha sokaklarda
    Ve bütün bir şehir uyurken uzaklarda
    Deli divane yollara düşüp
    Yaşlanmış bir köpek gibi
    Eskimiş bir gömlek gibi
    Atılmışlığını hissettiğin oldu mu
    Sevmekten
    Günler geceler boyunca yürümekten
    Elin ayağın yoruldu mu
    Sen yalnızlığını acısını bilir misin
    Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına
    İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı
    Bütün gururunu çiğneyip
    Sevdiğinin geçtiği yollarda
    Bastığı toprakları eğilip öptün mü
    Sen çaresizlik nedir bilir misin
    Sen yokluk nedir gördün mü
    Yanan başını
    Duvarlara vurup parçalamak geldi mi içinden
    Sen her gün bin defa öldün mü

    Böyleyim diye ayıplama beni
    Bir gün kendimi
    Sonsuzluğun koynuna bırakırsam
    Yaralı ve yenik bir asker gibi
    Darılma,
    Unutma ki
    Her seven isimsiz bir kahramandır
    Unutma ki,
    İnsan; sevebildiği kadar insandır...


    inş şiiri beğenirsin.çünkü benim sevdiğim bir şiirdir.bu:)) kardeşim
    Jan. 20
    Picture of Anonymous
    NehirCaglayan wrote:
    Türküler benim için önemli olan bir müzik tarzıdır.neden sordun...??
    Jan. 18

    Trackbacks

    Weblogs that reference this entry
    • None